84. Akademi Ödülleri’nin adayları açıklandı. Adaylar üzerine bol bol konuştuk, sürprizlerden bahsettik. Ama ben biraz da kendi kişisel fikirlerimi söylemek istiyorum. Tabi adayları iyice inceledikten sonra değişen düşüncelerimi de sizlerle paylaşacağım.
Evet, Tom Sherak ve Jennifer Lawrence adayları açıkladığında inanılmaz mutluydum. Neden? Çünkü bu kadar çok sürprizin bir arada olması hoşuma gitmişti. Akademi’nin son yıllarda iyice monotonlaşan tavrı hakikaten sıkıcı olmaya başladı. Tilda Swinton ile Marion Cotillard zaferlerinin küçük çaplı şokundan beri büyük kategorilerde bu tarz başka bir galibiyetle karşılaşamadık. Ve şimdi War Horse ve henüz izlemediğimiz ama çok çok kötü eleştiriler alan Extremely Loud & Incredibly Close‘u insan adaylar arasında görünce umutsuzluğa kapılmıyor değil.
Tabiki benim de aday olduğunu görmek istediğim filmler vardı. Mesela The Girl with the Dragon Tattoo. Bir şeylerle karşılaştırdığınızda sizin için neler ifade eder bilmiyorum ama ben Fincher‘ın son filmini fazlasıyla beğendim. Gönül Fincher‘ın büyük kategoriye girmesini isterdi ama olmadı. Aynı şekilde Tilda Swinton… Herhangi bir adaydan şikayet edecek değilim. Hangisinin yerine Swinton‘ı yerleştirmelilerdi onu da söylemeyeceğim. Ama bir adaylık beklentim vardı açıkçası.
Daha da saymaya devam edebilirim… Mesela Gary Oldman. Bu kadar iyi bir aktörün kariyerindeki en ortalama performanslarından biriyle Oscar’a aday olması doğru mu? Bence hayır. Yine de çok da sorgulamak istemiyorum. Birincisi, herkesin aynı performansı beğenmesi gibi bir durum söz konusu değil. Öyle olsaydı zaten sezon boyunca dağıtılan tüm ödüller aynı isimlere giderdi. İkincisi, bu Akademi son iki senede hem Sandra Bullock‘un The Blind Side‘daki sıradan performansına hem de Natalie Portman‘ın Black Swan‘daki olağanüstü çalışmasına ödül verdiler. Bilmem anlatabildim mi?
Bu küçük şikayetlerden sonra genel olarak aday listesine gelirsek… Hala gizemini koruyan kategoriler var. Belki Oscar gecesine kadar yine kimin kazanamayacağını bilemeyeceğiz, belki de meslek birliklerinin ödülleriyle her şey netleşecek. Cumartesi gecesi DGA, Pazar gecesi ise SAG dağıtılacak. Kafamda oluşmuş bir tablo var tabi. Tahminlerimi de ilerleyen günlerde sizlerle paylaşacağım. Ama şimdilik yönetmen ve kadın oyuncu dallarında ne olacağını kestirmek de zorlanıyorum.
Hazır konu açılmışken kadın oyuncu yarışına da değinmek istiyorum. Benim favorim hala Michelle Williams. Bir mucize olup, SAG’de ödül almadığı müddetçe ne yazık ki Oscar’ı alma şansı sıfır. Tahminim ise Viola Davis‘in kazanacağı. Yalnız Meryl Streep‘in uzun zamandır hiç olmadığı kadar Oscar’a yakın olduğu gerçeğini de göz ardı etmek istemiyorum. SAG’de Michelle kazanırsa belki Meryl Streep için işler zorlaşabilir, ama dediğim gibi bu çok zor. Viola Davis kazanır ise o zaman da Meryl zaten daha yeni Doubt ile almıştı yorumu yapacağız. Akademi Streep‘i yine tercih edebilir açıkçası. Karışık ve belirsiz bir durum…
Hazır daldan dala atlıyorken Pazar gecesi Oyuncular Birliği’nin ödüllerinden live blogging yapacağımı da belirteyim. Eğer olur da o gece sabahlarsanız Oscar Boy’a uğramayı unutmayın. Geçen seneki gibi her galibiyetin tahmin edilebilir olmadığı bir gece ümit ediyorum. Erkek ve kadın oyuncu ödüllerinde bir sürpriz istiyorum. Mesela Octavia Spencer yerine yardımcı kadın oyuncu dalında başka biri kazansa da hiç fena olmaz. The Help‘in alamadığı senaryo adaylığı sadece En İyi Film ödülüne etki ediyor lakin ben bunu farklı şekillerde de yorumlamak istiyorum sanırım. Neyse. Dediğim gibi çok daldan dala atladım. O yüzden isterseniz En İyi Film adaylarının birlik ödüllerindeki skorlarınaa şöyle bir göz atalım:
SAG – Oyuncular Birliği
PGA – Prodüktörler Birliği
ADG – Sanat Yönetmenleri Birliği
WGA – Senaristler Birliği
DGA – Yönetmenler Birliği
ASC – Görüntü Yönetmenleri Birliği
CDG – Kostüm Tasarımcıları Birliği
ACE – Editörler Birliği (Hala türkçeye kurguyu yapan kişinin nasıl çevrileceği hakkında en ufak bir fikrim yok.)
Teknik meslek birlikleri: VES – Görsel Efekt / CAS – Ses Miksajı / MPSE – Ses kurgusu
HUGO (9): PGA, ADG, WGA, CES, DGA, ASC, ACE, CAS, CDG
THE ARTIST (7): SAG, PGA, ADG, DGA, ASC, ACE, CDG
THE DESCENDANTS (7): SAG, PGA, ADG, WGA, DGA, ACE, CDG
MIDNIGHT IN PARIS (5): SAG, PGA, WGA, DGA, ACE
THE HELP (5): SAG, PGA, ADG, WGA, CDG
MONEYBALL (4): PGA, WGA, ACE, CAS
WAR HORSE (4): PGA, VES, ACE, MPSE
EXTREMELY LOUD & INCREDIBLY CLOSE (1): ADG
THE TREE OF LIFE (1): ASC
Bu istatistiğin üzerine bir de tüm eleştirmen gruplarında 9 adayın En İyi Film zaferi var mı diye bakalım…
THE ARTIST (14): NYFCC, Washington DC, Boston, NYFCO, Indiana, Las Vegas, San Diego, Detroit, St Louis, Oklahoma, Phoenix, Vancouver, EDA, London
THE DESCENDANTS (7): Los Angeles, Houston, Florida, Southeastern, Dallas Ft., Kansas City, Iowa
THE TREE OF LIFE (7): San Francisco, AAFCA, Toronto, Chicago, OFCS, Denver, Georgia
HUGO (3): NBR, Austin, Nevada
THE HELP (1): BFCC
WAR HORSE (1): North Texas
MONEYBALL, MIDNIGHT IN PARIS, EXTREMELY LOUD & INCREDIBLY CLOSE (0)
Son olarak büyük ödüllerden BAFTA, Critics’ Choice ve Altın Küre’de aldıkları adaylıklara göz atalım istiyorum:
THE ARTIST: Critics’ Choice, Altın Küre, BAFTA
THE DESCENDANTS: Critics’ Choice, Altın Küre, BAFTA
THE HELP: Critics’ Choice, Altın Küre, BAFTA
HUGO: Critics’ Choice, Altın Küre
MIDNIGHT IN PARIS: Critics’ Choice, Altın Küre
MONEYBALL: Critics’ Choice, Altın Küre
WAR HORSE: Critics’ Choice, Altın Küre
THE TREE OF LIFE: Critics’ Choice
EXTREMELY LOUD & INCREDIBLY CLOSE: Critics’ Choice
The Artist ve The Descendants‘ın tüm sanatsal ve teknik dalları saymazsak Hugo‘dan bir adım olduğu çok açık. İkisi de üç büyük ödül grubuna aday oldular ve tabi ikisinin de Altın Küre’si var. Bu arada Critics Choice’un adayların dokuzunu da kendi En İyi Film dalında bulundurduğunu fark etmişsinizdir. Eleştirmenler Oscarlar’ı takip etmekte her zamankinden daha başarılı anlayacağınız. Hemen ekleyeyim, eleştirmenlerin onuncu adayı Drive‘dı.
Bu hafta genel olarak durumu şöyle bir görelim istediğim için böyle bir şeye kalkıştım. DGA ve SAG tahminlerimi Oscar Sohbetleri’ne karıştırmayıp sonraki günlere bırakacağım. Pazartesi gününden itibaren 24 kategoriyi teker teker inceleme altına alacağımızı da eklemek istiyorum. Oscar Boy ve Readers’ Choice Ödülleri’ni de Şubat ayı içerisinde artık bir sonuca ulaştırmak istiyorum ama hala izleyemediğimiz pek çok film var. Bu sene Oscar’dan sonraya sarkabilirmiş gibi geliyor. Haftaya görüşmek üzere.