Gigi

Uzun zamandır ilk kez gerçekten beğenmekte zorlandığım bir filmle karşınızdayım. Daha önce An American in Paris yazımda müzikallerin beyazperdede fazla tutmadığından bahsetmiştim. Ben hala hiçbir şekilde ilgi toplayamayacaklarını düşünüyorum. Çünkü ne yaparsanız yapın 2 saat boyunca iç bayan ritmdeki şarkılarla bezeli şen şakrak filmleri seyirciye sıkılmadan izletmek çok zor. Evet müzikaller hakkında aynen böyle düşünüyorum, sıkıcılar. Hele ki şarkıları. Hele bir de Broadway ekolünden gelen isimler varsa… Glee‘yi izlerken bile eski müzikallerden şarkılar söylendiğinde (ki Rachel ve Kurt yapıyor genellikle bunu) hemen diziyi ileriye sarıyorum. O yüzden şimdi okuyacağınız satırlar Gone with the Wind‘in uzun yıllar süren 8 Oscar rekorunu kıran 9 Oscar’lı Gigi‘yi över nitelikte olmayacak, söyleyeyim.
Aranızda yakın zamanda Michelle Pfeiffer‘ın oynadığı Cheri filmini izleyen varsa sosyete fahişesi kavramının ne olduğunu bilir. Burada fahişelikten kasıt cinsel anlamda bir hizmet vermek değil daha çok eskortluk. Kısacası tam bir Broadway müzikaline yakışır şekilde çalgılı çengili, bol bol opera soslu şarkılarla dolu ilginç bir materyal.
Colette‘in romanından Alan Jay Lerner tarafından beyazperdeye uyarlanan senaryo bana kalırsa Oscar tarihinin En İyi Film seçilmiş en felaket işlerinden biri. Gigi‘nin bir klasik olarak kabul edilmesini hala anlayabilmiş değilim. Üstelik imdb kullanıcıları bile 6.9 gibi bir En İyi Film kazananı için oldukça düşük bir puan vermişler Gigi‘ye. Yani eleştirmenlerle halkın fena halde bir görüş ayrılığı yaşadığını söyleyebiliriz.
An American in Paris, Meet Me in St. Louis gibi gerçek dışı mutlu filmler çekmeyi tercih eden yönetmen Vincente Minnelli, Gigi‘de de hünerlerini gösterip süslü püslü bir dünya yaratmış bizlere. An American in Paris‘de de izlerken zevk alamadığım bu dünya, Gigi‘de insana fazlasıyla yapay geliyor. Ne yazık ki filmin 1958 yapımı olduğu gerçeği de fikrimin değişmesine yardımcı olmuyor.
Leslie Caron ve Maurice Chevalier filmin fazla oyunculuk istemeyen rollerinin en önemli iki tanesini canlandırmakta. Ayrıca Louis Jordan, Eva Gabor gibi ilgi çeken isimler de mevcut. Ama ısrarla belirttiğim gibi Gigi çok çok yorucu ve sıkıcı bir film. Karakterler o kadar çok karikatürize edilmiş ki filme bağlı kalamıyorsunuz. Ve belki ben anlamıyorumdur ama şarkılar da fazlasıyla sıradan ve rahatsız edici.
Gel gelelim ortada çok büyük bir prodüksiyon mevcut. Kostümlerinden, sanat yönetimine çok iyi çalışılmış. Lakin tüm bu görsellik materyalin ve oyuncuların zayıflığını kapatamıyor. Bugüne kadar izlediğim en kötü “En İyi Film”di.
[C]
Oscar Karnesi
*En İyi Film
*En İyi Yönetmen
*En İyi Uyarlama Senaryo
*En İyi Görüntü Yönetimi – Renkli
*En İyi Kurgu
*En İyi Sanat Yönetimi
*En İyi Kostüm Tasarımı
*En İyi Müzik (Müzikal)
*En İyi Özgün Şarkı (“Gigi”)
Henüz yorum yapılmamış.