Chariots of Fire

Oscar tarihinin en büyük skandallarından biridir Chariots of Fire‘ın zaferi. Reds ve Raiders of the Lost Ark gibi iki filmin arasından sıyrılıp zaferi tatmıştır, hem de o zamanlar için bir İngiliz filmi için bu çok zorken. Hala Chariots of Fire günümüz tahmincileri için bir örnek teşkil ediyor. Çünkü Akademi üyeleri gönüllerini çalan başarı hikayelerini her zaman eleştirmenlerin beğenisinin önüne koyuyor. Bu sene de aynı örneği gördük. Bir ödül olarak hiç bir zaman kıymeti olmadığını düşünmediğim Altın Küre bile The Social Network‘e giderken, Akademi üyeleri tam bir halk filmi olan The King’s Speech‘i seçti. Kısacası eğer bir filmi beğendilerse yapacak birşey yok. İsterseniz tüm eleştirmenler ve diğer dernekler başka filmi ödüllendirsin, Akademi o “başarı hikayesi”ni seçer. Bazen tabi iş başarı hikayesinden de çıkıyor. Bakınız Crash örneği… Yani işin matematiğini çözmek o kadar da zor değil.

Chariots of Fire, İngiliz atletizminin en önemli isimlerinden Yahudi Harold Abrahams ve Hristiyan rakibi Eric Liddell’ın hikayesini anlatıyor. Colin Welland‘ın herhangi bir kaynağa bağlı kalmadan direk beyazperde için kaleme aldığı senaryo bir bakıma barışçıl bir rekabetten bahsediyor. Çünkü oldukça hareketli bir dönemde olunmasına rağmen ne bir Yahudi düşmanlığına başvurulmuş ne de bu tür körükleyici klişelere. 2 saat boyunca oldukça yalın (kimi zaman gereğinden fazla yalın) ilerliyor film.

Yönetmen Hugh Hudson çok da tanınan bir isim değil. Ne ilginçtir ki onunla aynı konumda olan Tom Hooper daha geçtiğimiz sene film-yönetmen ödülleri aynı adrese gider saçmalığı yüzünden çok önemli iki ismin hakkını yedi. Hudson ise filmi En İyi Film seçilmesine rağmen ödülü Warren Beatty‘ye kaptırdı, ki aynı dalda Steven Spielberg de mevcuttu. Chariots of Fire, Hudson‘ın bulunduğu zamanın ilerisinde düşünen bir yönetmen olduğunu apaçık gösteriyor. Bunu filmin başlangıç sahnesindeki elektronik müzik kullanımından bile anlamak mümkün, ki filme dair en güzel şeyin başlangıç sahnesi olduğu söylenebilir.

Ian Charleson ve Ben Cross filmdeki iki önemli atleti canlandırıyor. Genel kanı Harold Abrahams’ı oynayan Charleson‘ın daha başarılı olduğu yönünde. Ama kadrodan Oscar’a aday olan tek isim, Ian Holm‘un daha başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Aklımda kalan bir diğer isim ise kuşkusuz John Gielgud. Aynı sene Arthur‘daki performansıyla En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu seçilen Gielgud, Chariots of Fire‘da da oldukça başarılı. Tıpkı Gielgud gibi Cambridge’deki hocalardan bir diğerini canlandıran Lindsay Anderson  da kadroda öne çıkan isimlerden bir diğeri.

Chariots of Fire için nasıl bir yorum yapılır bilmiyorum. Ama ben filmi pek de Oscarlık bulamadım. Bir başarı hikayesi olması sebebiyle de bir filme dünyanın en prestijli ödülü verilmez. Tabi bu Akademi’nin takdiridir. Ben sadece bu kadar yalın ve ağır ilerleyen bir filmin Oscarlanmasına sıcak bakmıyorum.

[B]

Oscar Karnesi
*En İyi Film
En İyi Yönetmen
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Ian Holm)
*En İyi Özgün Senaryo
En İyi Kurgu
*En İyi Kostüm Tasarımı
*En İyi Özgün Müzik

, , , , , , ,

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s