The Bridge on the River Kwai
Bunu yapmak ne kadar doğru bilmiyorum ama En İyi Film Oscarına sahip filmleri izlediğim Oscar Maratonu 15 Ağustos’da sona eriyor. Kesin bir tarih vermek istemiyordum lakin yazıların büyük bir çoğunluğunu zamanladım. Sizi her gün 3′er yazı bekliyor. Son 26 eleştiriden sonra serbestsiniz de diyebilirim kabaca. Sonrasında zaten geniş bir derlemeye yer vereceğim Oscar Boy sayfalarında. Bilmiyorum sizi ne kadar heyecanlandırıyor bu durum ama ben 83 yıllık tarihe sonunda hakim olmanın gelecek yıllardaki tahminlerimde bana yardımcı olacağını düşünmekteyim. İsterseniz bu maratonu biraz hızlandırıp harekete geçelim. Devasa yapımların yönetmeni David Lean‘in 7 Oscarlı harikası The Bridge on the River Kwai sıradaki filmimiz.
Lawrence of Arabia yazımda David Lean‘in büyük prodüksiyonların adamı olduğunu söylemiştim hatırlarsanız. The Bridge on the River Kwai ve Lawrence of Arabia haricinde Doctor Zhivago, A Passage to India, Ryan’s Daughter, Breaking the Sound Barrier gibi sayısız ünlü ve başarılı filme imza atmış. Eleştirmenler Lean‘in ustalığını Breaking the Sound Barrier‘de gösterdiğini iddia etse de The Bridge on the River Kwai yabana atılacak cinsten değil. Filmin içerisinde sinema tarihinde yerini almış bir sürü klasik sahne mevcut. Finaldeki yıkımdan tutun da ıslıkla çalınan “The Colonel Bogey March”a kadar.
Burma’daki bir esir kampında Japon ve Amerikalı askerlerin bir araya gelip inşa ettiği Kwai köprüsünü konu alan film 3 saate yakın olan süresi boyunca inanılmaz bir oyun sunuyor bize. Albay Nicholson’ın azmi, Japon Albay Saito’nun diktatörlüğü ve tabi Shears’ın tüm doğallığıyla yansıttığı korkusu… Pierre Boulle‘in romanından Carl Foreman ile Michael Wilson tarafından uyarlanan hikaye Oscar tarihinin en güçlü öykülerinden birine ev sahipliği yapıyor.
Yalnız Lean ve tabiki senaristlerin sırtını dayadığı üç isim var ki filmde zaten başından sonuna The Bridge on the River Kwai‘yi onlar götürüyorlar. Alec Guinness‘in gururlu Albay Nicholson performansı Oscar’ı kucaklayarak zaten size ne kadar iyi olduğunu kanıtlamakta. Aynı şekilde Sessue Hayakawa da o kadar iyi ki kaçırdığı ödül şaşırtıyor. Zaten Oscar tarihinde sayılan haksızlıklardan biri bu. Hayakawa yerine Red Buttons‘ı ödüllendiren Akademi… Halkla eleştirmenlerin çakışması da denebilir. Ve özellikle filmin ikinci yarısındaki performansıyla göz dolduran William Holden da harika. Ben son olarak Kwai Köprüsü‘nün görünmeyen yıldızı Jack Hawkins‘in ismini de eklemek istiyorum. Bu üç aktörün yanında adı az anılsa da kesinlikle takdiri hak ediyor.
David Lean‘in çılgınca paralar harcanıp filmin finalinde tek bir hamleyle yıkılan o koca köprüsü için bile The Bridge on the River Kwai izlenmeye değer bir film. Belki en yüksek notumu vermemiş olabilirim ama eşi benzeri olmayan bir klasik…
[A]
Oscar Karnesi
*En İyi Film
*En İyi Yönetmen
*En İyi Erkek Oyuncu (Alec Guinness)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Sessue Hayakawa)
*En İyi Uyarlama Senaryo
*En İyi Görüntü Yönetimi
*En İyi Kurgu
*En İyi Müzik
Henüz yorum yapılmamış.