The Greatest Show on Earth
16 Ağustos’da eleştirileri sonlanacak Oscar Maratonu’nun aslında son 3 filmi kaldı benim için. İzleyip de yorumlamadığım film sayısı sebebiyle ancak ayın 16′sında sonlandırabileceğim bu özel dosyayı. Bitmesine daha var ama düşününce ne kadar çok şey öğrendiğimi fark ediyorum bu 83 filmden. Özellikle bana katkısı Akademi’nin ne tür seçimler yaptığı oldu ama ben yönetmenler hakkında öğrendiklerim için de müteşekkirim bu filmlere. William Wyler, Fred Zinnemann, John Ford, Joseph L. Mankiewicz, David Lean, Frank Capra, Billy Wilder… O kadar çok efsaneyi inceleme şansım oldu ki fazlasıyla mutluyum bu durumdan. Şimdi okuyacağınız eleştiri ise dev prodüksiyon meraklısı tek yönetmenin David Lean olmadığını gösterdi bana. O yüzden Cecil B. DeMille‘in basitçe “sirk filmi” olarak özetleyebileceğimiz The Greatest Show on Earth‘den bahsetme zamanı şimdi…
Cecil B. DeMille adından sonra ihtişam kelimesi gelen, Hollywood’un en ünlü yönetmenlerinden biri. 42 yıllık sanat hayatı boyunca 72 filme imza atarak ayrı bir rekor kırmış. Ne yazık ki yönetmenliği ona bir ödül getirmemiş ama İncil’den aldığı hikayeleri beyazperdeye koyarak The Ten Commandments, Samson and Delilah, The Crusades gibi pek çok dev yapıma imza atmış. The Greatest Show on Earth ona En İyi Film dalında Oscar getirse de açık olacağım, 83 yılın en kötü filmlerinden biriyle karşı karşıyayız!
High Noon ve The Quiet Man‘i geride bırakarak ödülü aldığı için epey tepki alan The Greatest Show on Earth sirkte çalışan insanların hayatını anlatıyor. Fredric M. Frank, Theodore St. John ve Barre Lyndon‘ın senaryosu için söylenebilecek tek şey ise başarısız olduğu. Ünlülerle dolu kadrosuna rağmen senaryo o kadar zayıf ve o kadar sıkıcı ki filmde bitmek bilmeyen o uzun sirk sahnelerini gördükçe sinirleniyorsunuz. Yönetmenin bu denli uzun sekanslar çekerek seyirciye “Bakın ne kadar da çok para harcadık.” tavrı ise 2000′li yıllarda aslında bize çok yabancı değil. Ama bunun Akademi tarafından ödüllendirildiğini görmek çok üzücü.
Ben-Hur olarak tanıdığımız Charlton Heston‘ın başını çektiği kadroda Betty Hutton, Dorothy Lamour ve Gloria Grahame‘den oluşan aktris grubu başarılı sayılabilir. Belki de filmi bitirebilmenize yardımcı olacak tek şey oyuncular diyebilirim. Oscarlı yıldız James Stewart‘ın bir palyaçoyu canlandırdığı filmde Cornel Wilde ise The Greatest Show on Earth‘ün en renkli karakteri Büyük Sebastian’ı canlandırıyor.
Biliyorsunuz ki başarısız filmler hakkında fazla eleştiri yazmayı sevmem. O yüzden DeMille‘in bu Oscarlı yapımıyla ilgili çok söz sarf etmeyeceğim. Şimdilik benim için son üçte. Cavalcade ve Cimarron ile birlikte en aşağı sıralarda göreceğinize emin olabilirsiniz.
[C-]
Oscar Karnesi
*En İyi Film
En İyi Yönetmen
*En İyi Hikaye
En İyi Kurgu
En İyi Kostüm Tasarımı – Renkli
Henüz yorum yapılmamış.