Cimarron

Bir konuda açık olacağım… Neredeyse etrafımdaki herkes özellikle 1950 öncesinde çekilmiş filmleri izlerken zorlanıp zorlanmadığımı soruyor. Çünkü henüz sesli sinemaya yeni geçilen 1920ler’in sonunda insanın izlerken dikkatini toplamakta güçlük çektiği filmler olduğunu söylemek mümkün. Dediğim gibi açık olacağım. Evet, bazen kesinlikle zorlanıyorum. Mutiny on the Bounty, Cavalcade ve şimdi okuyacağınız Cimarron en az 10 kere ara verip izlediğim filmler. Ama diğerleri için pek aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Hatta 1960lar’ın 1920 ve 30lar’dan çok daha kötü filmleri var. Lawrence of Arabia epik olacağım derken ömür törpüsü uzunluğunda bir film. Tom Jones, Albert Finney sayesinde bir kabusa dönüşmüş ve neden ödül aldığını anlayamadığım filmlerden. Ve tabi Midnight Cowboy… Ama şimdi konumuz Cimarron. Diğer filmlerle ilgili eleştirilerimi büyük derleme yazıma saklıyorum. Geçelim eleştirimize…

Yönetmeninin Wesley Ruggles olduğu iddia edilen ama işin özünü asla öğrenemediğimiz Cimarron insanın ömrüne ömür katan değil, vakit yiyen bir western. Howard Estabrook‘un sinemaya uyarladığı hikaye Oklahoma’da geçen ve ne olup bittiğini bir türlü anlayamadığınız olaylar zincirine sahip. Yine açık olacağım… Filmin niye ödül aldığı hakkında en ufak bir fikrim yok! Coen Kardeşler‘in en kötü filmlerine bile razı olabilirdim Cimarron‘ı izledikten sonra. Gördüğünüz üzere normalde ciddi ciddi yazdığım eleştirimin üslubu bile değişmiş durumda.

Richard Dix ve Irene Dunn‘ın Oscar’a aday olmuş performansları göze çarpsa da 1930lar’ın başında çekilmiş bir filmden bahsediyoruz. Herhalde 5 sene sonrasında eski moda kalacak sessiz filmlerin garip mimikli oyunculuklarına sahip ikisi de. Burada Akademi sırf aday etti diye mükemmel olduğunu söylemeyeceğim.

Cimarron benim üzerine çok da cümle sarf etmek istemediğim, Oscar tarihinin en kötü filmlerinden. Son üçte yer alacağı kesin benim için. Imdb puanı bile 6, ki 6 alan bir filmin Oscarlanması garip. Dönemin şartlarına göre düşünürsek… Yok öyle birşey! Dönemin şartlarına göre düşündüğümüzde film hakikaten kötü. Puanımı sırf filmin başındaki yarış sahnesine veriyorum. Gerisi sırf gürültü, sırf fazlalık.

[C-]

Oscar Karnesi
*En İyi Film
En İyi Yönetmen
En İyi Erkek Oyuncu (Richard Dix)
En İyi Kadın Oyuncu (Irene Dunn)
*En İyi Uyarlama Senaryo
En İyi Görüntü Yönetimi
*En İyi Sanat Yönetimi

, , , ,

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s