Hamlet

Daha önce Oscar Boy sayfalarında bahsettim mi bilmiyorum ama benim William Shakespeare hayranlığım bambaşkadır. Kitaplarımın en değerlileri hep Shakespeare‘a aittir. Ve zannediyorum Romeo and Juliet‘i benim gibi sürekli okuyan, bu hikayeyle ilgili çekilmiş filmlere ya da Romeo and Juliet‘ten esinlenen herhangi bir materyale bu kadar bağımlı olan bir başkasını tanımamışsınızdır. İster “hopeless romantic” deyin, ister Shakespeare’ı sevdiğim için edebiyattan anlamadığımı düşünün… Benim için fark etmez. Son yıllarda Shakespeare uyarlamalarının aranan ismi Kenneth Branagh oldu tabiki. Bizim devlet tiyatrosunda çalışan oyuncularımızı andıran elitistliğiyle Branagh İngiliz aktörler arasında en iyilerden biri kuşkusuz. Benim Branagh‘ı benzettiğim ise Laurence Olivier. Biliyorsunuz onun için de “Shakespeare‘ın satırlarını kendi yazmış gibi ezberinden okur.” denir hep. Şimdiki konumuzda Laurence Olivier‘ın yönettiği, tarihte Oscar almış tek Shakespeare uyarlaması Hamlet.

Hamlet‘in hikayesini bilmeyenler için kısaca özet geçersek; Danimarka Prensi Hamlet ülkesine döndüğünde babasının öldürüldüğünü ve annesinin amcasıyla evlendiğini öğrenir. Babasının hayaleti bir gece Hamlet‘e gözükür ve amcasının onu kulağından zehir akatarak öldürdüğünü söyler. Zaten bundan sonrası da filmin tamamını oluşturuyor. Kederden cinnete doğru asil bir yolculuk.

Laurence Olivier‘in tek bir hecesine dahi dokunmadan beyazperdeye aktardığı Hamlet bugüne kadarki Shakespeare uyarlamalarından farklı olmasa da oyuncu kalitesi ve yönetim olarak hepsinin üzerinde. Bu arada yeri gelmişken benim en beğendiğim Shakespeare uyarlamalarından birinin de Baz Luhrmann‘ın Romeo + Juliet‘i olduğunu söylemeliyim. Harika kadrosuyla göz dolduran Kenneth Branagh yönetimindeki Hamlet versiyonunu da unutmayalım.

Laurence Olivier‘in Hamlet‘i başarılı bir şekilde canlandırdığı filmde Jean Simmons, Hamlet‘in sevdiği kadın Ophelia’ya can veriyor. Eileen Herlie ve Basil Sydney de yine bana göre filmin en iyilerinden. Ama tabi bir Shakespeare uyarlamasını izlerken, hele ki Laurence Olivier gibi herşeyi virgülüne kadar birebir aynı yapan bir yönetmenin filmini, oyuncular hakkında yorum yapması çok güç. Çünkü çoğu insan bunları aşırı teatral bulabiliyor ya da gerçekçilik arayışına girip filmden kopuyor.

Belki bugüne kadar izlediğim en iyi uyarlama olmasa da Shakespare metni olması sebebiyle her halükarda izlenir. Meraklısının kaçırmamasını öneririm.

[B-]

Oscar Karnesi
*En İyi Film
En İyi Yönetmen
*En İyi Erkek Oyuncu
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Jean Simmons)
*En İyi Sanat Yönetimi – Siyah Beyaz
*En İyi Kostüm Tasarımı – Siyah Beyaz
En İyi Müzik – Drama/Komedi

, , , ,

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s