Rio
2000′li yılların sonunda animasyonların geldiği nokta hakikaten hayret verici. Birkaç sene öncesine kadar yetişkinlerin de izleyebileceği animasyonlar mantığıyla yola çıkan yapımlara kimse değer vermiyordu. Ama zamanla tabular yıkıldı. Artık çizgi film diye değil animasyon diye anmaya başladık. Wall-E, Up, Toy Story, Shrek gibi sayısız yaratıcı iş çıktı ortaya. Tabi doğal olarak biz de çıtamızı yükselttik izleyici olarak. Ben hala Wall-E‘den daha iyi bir animasyon izlemediğim konusunda ısrarcıyım. Ne Up, ne de Toy Story 3 etkileyebildi beni şu son iki senede Wall-E kadar. Fantastic Mr. Fox‘ı çok beğenmiş olsam da animasyon olması haricinde Wall-E ile kıyaslayabilecek tek bir nokta bulamadım. Bu sene animasyonları izlemeye biraz daha erken başladım. Aslına bakarsanız ortalamanın üzerinde olan tüm filmleri izlemek istiyorum sezon boyunca dolu dolu konuşabilmek için. Animayonlara da (2011 yapımlı olanlara) Rio ile başlayacağım. Yine Wall-E ile boy ölçüşemeyecek olan bir başka animasyon…
Rio uçmayı bilmeyen bir kuşu anlatıyor aslında. Direk filmi böyle basit bir cümleyle özetleyip eleştiriyi sonlandırabilirim. Ama tabi uçmayı bilmeyen kuşumuzun etrafında da olup bitenler, sahibi, yeni tanıştığı insanlar ve kuşlar gibi pek çok şey var. Rio‘yu ortalama bir animasyon yapmaya itecek kadar çok detay desem yeri.
Bugüne kadar üç Ice Age filmi yönetmiş Carlos Saldanha‘nın oldukça kalabalık bir senarist ekiple bir araya gelip oluşturduğu filmin en büyük eksiği göz boyama çabası. Renkler çok canlı. Rio Karnavalı’nın o hareketli havası seyirciye yansıtılmaya çalışılmış. Müzikal sahneler, birbirinden farklı kuş çeşitleri… Klasik kötü karakterler, iyi karakterler vesaire vesaire… Ama Rio‘nun bize vermeye çalışırken unuttuğu şey gerçekten kötü bir senaryosu olması. Tamam, belki bu film daha çocuklara yönelik olduğu için çok orijinallik aramanın mantığı yok. Yalnız animasyon dediğimiz şey artık öyle bir boyuta ulaştı ki, hele senenin en iddialı seslendirme ekibi ile karşımıza geliyorsanız o Disney havasından kurtulup seyirciyi etkilemeniz lazım.
Senenin en iddialı seslendirme ekibinde ise yok yok… Jesse Eisenberg, Anne Hathaway, Leslie Mann ve Rodrigo Santoro ana karakterleri seslendiriyor. Bu isimler haricinde yan rollerde Wanda Sykes, Jane Lynch, Tracy Morgan, Will.I.Am, Jamie Foxx, George Lopez gibi birbirinden ünlü isimlerin seslerini duymanız mümkün. Ama filmin başrolündeki Blu ile hiç bir şekilde örtüşmeyen Jesse Eisenberg sesi tüm film boyunca “endişeli çocuk” modundan kurtulamayan bir kuş tablosu oluşturuyor. Ki aynı şekilde Hathaway de Family Guy ve The Simpsons‘da harikalar yaratmasına rağmen burada batırmış. Karakterlerin hareket alanını sınırlıyor sanki sesleri. Belki de ben böyle bir hisse kapıldım sadece, bilemiyorum.
Rio kötü bir animasyon değil, kesinlikle. Çok çalışılmış üzerinde belli. Bu kadar göze hitap eden bir başka animasyon izlediğimi hatırlamıyorum. Ama o kadar. Daha fazlası yok. Oscar’a aday olur mu? Pek sanmıyorum.
[B-]
Henüz yorum yapılmamış.