The Adventures of Tintin
Zannediyorum bu yıl uzun zamandır izlemediğim kadar çok animasyon izledim. Rango, Cars 2, Kung Fu Panda 2, Rio, Winnie the Pooh ve Mars Needs Moms. Tabi bir de Gnomeo & Juliet var ama bana o kadar sıradan geldi ki filmi yarısına gelmeden bıraktım. Biliyorsunuz bu sene Oscar için en iddialı animasyon Rango. Henüz Arthur Christmas görücüye çıkmadı ama ben Rango kadar orijinal olabileceğine inanmıyorum. Rango belki bu ödülü son senelerde kazanan Wall-E, Up ve Toy Story 3 kadar ağlayıp sızlatmasa da bu yıl izlediğimiz filmler içerisinde senaryo olarak büyük yapımlarla boy ölçüşebilecek kadar özgün. Ama yine biliyorsunuz ki Spielberg‘in The Adventures of Tintin‘i de atak yapabilir. Akademi başvuran animasyonları açıkladı. Yalnız Tintin‘in CGI teknolojisiyle çekilmiş olması filmi liste dışı bırakabilir, ki bence Akademi’nin artık kurallarını değiştirip CGI’a kucak açma zamanı çoktan geldi. Ben de filmi geçtiğimiz hafta 3D olarak sinemada izledim. Buyrun benim yorumum…
Spielberg şöyle iyi, böyle mükemmel gibi şeyler söylemeye gerek yok. Akademi’nin Woody Allen, Clint Eastwood ve Martin Scorsese ile beraber en çok takdir ettiği yönetmenlerden biri olan Spielberg‘in hem War Horse hem de bu Tintin filmi ile illa ki belirli dallarda aday alacağı belli. Yalnız ben Tintin‘i eleştirmenlerin çoğu gibi çok çok sevemedim. Hatta bana göre sıradan bir animasyondu. Tintin‘le büyüyen bir nesil olduğunu biliyorum ama bizim gibi Tintin‘le büyüyebilme şansı olmayan genç jenerasyonun bu filmden etkilenme ihtimaline inanmıyorum.
Tintin, Türkçe’ye çevrilmiş haliyle Tenten Belçikalı çizer Herger’in bir çizgi romanı. Kahramanımız bir gazeteci, bir gezgin ve maceradan maceraya atlayan dedektif ruhlu bir genç de aslında. Köpeği Milu ve Kaptan Haddock ile hikayenin ana kahramanları olan Tenten’in bu yeni filminde zannediyorum işin özüne, Haddock ile Tenten’in tanışmasına kadar gidilmiş. Sonundan da anlayacağanız üzere devam filmleri de bizi bekliyor. En azından açık bir kapı bırakıldığını söylemek mümkün.
Tam adıyla The Adventures of Tintin: The Secret of the Unicorn tanınmış isimler tarafından kaleme alınmış. Sherlock, Coupling ve Doctor Who gibi önde gelen İngiliz dizilerinin yaratıcısı Steven Moffat senaristlerden biri. En son Scott Pilgrim vs. the World ile hayal dünyasının genişliğini ispatlayan Edgar Wright ve bu senenin önde gelen yapımlarından Attack the Block‘un yönetmeni Joe Cornish ise Tintin‘in beyazperde macerasını kaleme alan diğer isimler. Orijinale çok sadık olduğu söylendiğinden yaratıcılık ya da özgünlük üzerine pek bir şey diyemem. Lakin Indiana Jones serisine de pek ayılıp bayılmayan biri olarak The Adventures of Tintin‘in oradan oraya koşuşturmacalı ve kimi sahnelerde sırf 3D’yi kullanabilmek için bol bol kullanılmış kedi – köpek kovalamalarından ben etkilenmedim. Belki yine hiç bir şeyi beğenmemekle eleştirileceğim kim bilir… Ama olmadı işte. The Adventures of Tintin büyük umutlarla gittiğim sinema salonundan hayal kırıklığıyla ayrılmama sebep oldu.
Performans yakalama tekniğinin kullanıldığı ama Jamie Bell haricinde herhangi bir karakterde CGI’ın etkilerini göremediğimiz bir film olmuş. Bundan pek şikayetçi olduğumu söyleyemem. Zemeckis‘in CGI’lı filmlerinden sonra korkuyordum Tintin‘in de ruhsuz olmasından. İyi ki dozunda kullanılmış. Andy Serkis, Simon Pegg, Nick Frost, Daniel Craig, Toby Jones kadrodan öne çıkan isimler. Bu arada filmle ilgili kafamda çok çok soru işareti olmasına rağmen özellikle Kaptan Haddock’ın anlattığı hikayeyi ve filmde o hikayenin kullanılış biçimi çok hoşuma gitti. Steven Spielberg‘in varlığını en çok Haddock’ın anlattığı hikayeyi izlerken hissediyorsunuz.
The Adventures of Tintin muhtemel seriye güzel bir başlangıç olmuş. Tabi ben filmin büyük ödüllere aday olduğunu pek göremiyorum. Benim için animasyon kategorisinin favorisi hala Rango. Arthur Christmas‘ı da izledikten sonra tekrar konuşuruz. Bu arada animasyon bu deyip izlemeden geçmeyin. Karşınızda yaşayan efsanelerden Steven Spielberg‘in bir filmi duruyor ne olursa olsun.
[B-]
The Adventures of Tintin filmini izledim ve çok beğendim. Animasyon dalında ödülü hak ediyor. Tintin, Kaptan Haddock ve köpeği Milu ile Dupond ve Dupont dedektifler ile Kızıl Korsan ve baykuşu izlemekten çok keyif aldım. Geminin esrarı ve hazine ile bağlantısı çok iyi bir öykü oluşturmuş.