Rise of the Planet of the Apes

Galiba internet üzerinde blog açıp Oscar hakkında yazmaya başladığımdan beri bu kadar yoğun bir yıl geçirmemiştim. Eskiden yılın yeni filmlerine bu kadar ilgi göstermez, sadece önemli gördüklerimi izlerdim. Ama blogging işini ciddiye aldıkça izlediğim yeni yapım sayısı da artmaya başladı. Bu sene kendi çapımda bir rekora gidiyorum. Ve eğer aynı istikrarı sürdürürsem eminim 2012 benim açımdan çok daha şenlikli geçecek. Tabi izlediğiniz film sayısının artmasıyla beraber yaşınızın da yerinde saymaması daha geniş çaplı yazılar sunmanıza olanak sağlıyor. Bakışınız değişiyor, konuyla ilgili bilgi miktarınız eskisine göre fazla oluyor falan da filan… Konuyu bir yere getireceğim yok. Sadece bu farkındalık beni mutlu ediyor son günlerde. O yüzden paylaşmak istedim. En iyisi bu faslı kapatıp izlemek için çok geç kaldığım Rise of the Planet of the Apes‘e geçmek.
Öncelikle bundan önce çekilmiş hiçbir maymun filmini izlemediğimi belirtmem gerek. 2001 tarihli Tim Burton imzalı Planet of the Apes de buna dahil. Bugüne kadar izlediğim tek Pierre Boulle uyarlaması The Bridge on the River Kwai, ki onun da konumuzla hiç alakası yok. Pierre Boulle‘un orijinal adı “La planète des singes” olan romanı belki de uyarlaması en çok yapılan kitaplardan biri. Rupert Wyatt tarafından yönetilmiş yeni Rise of the Planet of the Apes de bu romandan esinlenilerek ve karakterlerin bir kısmı kullanarak kaleme alınmış.
Kısaca konusundan bahsetmek gerekirse Rise of the Planet of the Apes babası Alzheimer hastası olan Doktor Will Rhodes’un maymunlar üzerinde denediği Alzheimer’ı yok eden ilacın yan etkileriyle start alıyor. İlaç denek maymunların zeka seviyesini artırıyor ve onlara insani birkaç özellik kazandırıyor. Sonrasında da Doktor Rodman’ın laboratuvarda gizlice doğum yapan bir maymunun bebeğini eve götürüp ona bakmaya başlamasıyla işler iyice farklılaşıyor. Çünkü Caesar adındaki bu maymun annesinin karnındayken Rodman’ın ilacından nasipleniyor ve normalin üzerinde bir zeka seviyesiyle Rodman ailesinde yerini alıyor.
Şimdi… Bu tabiki de filmin hikaye kısmı. Rise of the Planet of the Apes evcilleştirilmiş bir hayvanın hayat hikayesi değil tabiki de. Hatta Doktor Rodman’ın ev hayatı da değil. Rise of the Planet of the Apes insanlığın kendi kendini yok ettiğinin açık bir resmi. Farklı yorumlar getirebileceğiniz tonla mesaj var. Tabiki de “Maymunlar Cehennemi” başlığı altında bugüne kadar çekilen filmleri izlemiş olanlar konuya benden başka şekilde yaklaşabilirler. Ama benim gördüğüm Rise of the Planet of the Apes karaktlerinin bazıları fazla karikatürize edilmiş olsa da Rick Jaffa ve Amanda Silver tarafından oldukça iyi yazılmış, CGI da en doğru şekilde kullanan ve bence yılın en mükemmel görsel efektlerine sahip bir film olmuş.
CGI konusunda artık bilir kişi haline gelen Andy Serkis‘in oyunculuğu için çok güzel şeyler söylenmişti biliyorsunuz. Ama ben Avatar‘daki Zoe Saldana‘yı düşününce Serkis‘in karakteri üzerinde bilgisayarda çok oynandığını düşündüğümden “Aday olmalı!” yorumu getirmeyeceğim. Oscar töreninden sonra iyice can sıkıcı bir adama dönüşen James Franco ve Slumdog Millionaire‘den beri bir türlü izleyemediğimiz Freida Pinto filmin başrolerinde yer alan isimler. Harry Potter serisinin Draco Malfoy’u Tom Felton kadronun en sırıtan ismi. Kötü karakter olacağım derken Malfoy’un bir başka versiyonu olabilmiş ancak. Herhalde Rise of the Planet of the Apes‘de sevmedim tek şey kendisi oldu. Onun haricinde Brian Cox ve John Lithgow da var ama özellikle Lithgow‘un klişe “hasta baba” performansı beni pek kesmedi.
Rise of the Planet of the Apes büyük ihtimalle yılın en iyi bilimkurgusu. Biliyorum Harry Potter‘ın son filmi için istekleriniz var ama En İyi Görsel Efekt Oscar’ı başka bir filme giderse gerçekten üzülürüm.
[B+]
Filmin görsel efektleri gerçekten çok başarılı modellenmiş ancak render denilen modellenmiş sahnenin görsel hale getirilmesi bazı sahnelerde yeterince iyi değildi. Bunu da tek bir şekilde çözebilirlerdi o da daha fazla bütçe ile. Ben bu sene Harry Potter’dan daha iyi bir görsel efekt hala görmüş değilim. Transformers filmi de oldukça etkiliydi (ki filmdeki tek iyi şeydir :D) ancak artık çok fazla tekrar gitmişti. Hatta daha önceki filmlerdeki bazı sahnelerin tekrar kullanıldığı iddia edilmişti ama ne derece doğrudur bilmiyorum. O yüzden Harry Potter’ın kazanması olası.
Ben de Harry Potter’ın daha başarılı olduğunu düşünüyorum.Ki zaten son film olduğu için en iyi olsun olmasın muhakkak ödüllendirilecektir..Bu arada konu görsel efektlerden açılmışken bir ilk 5 tahmini yapayım:
Harry Potter and the Deathly Hallows Part II
Rise of the Planet of the Apes
Hugo
Immortals
Super 8
Bir de Immortals filmi var. Tüm film yeşil ekran önünde neredeyse. Aday olur mu bilemiyorum tabi ama ismini anmakta fayda var.